Kan tahlilinde kolesterol değerinin yüksek çıktığını görmek pek çok kişiyi tedirgin eder. Oysa kolesterol, vücudun hücre zarlarından hormonlara kadar pek çok yapının üretiminde kullandığı, aslında yaşam için gerekli bir maddedir. Sorun, kandaki miktarının ve türlerinin dengesinin bozulmasıyla başlar. Bu dengenin yeniden kurulmasında beslenme, hareket ve gerektiğinde ilaç tedavisi birlikte rol oynar. Bu sayfada, kolesterolle ilgili temel kavramları anlaşılır biçimde açıklamaya ve sofranızda yapabileceğiniz değişiklikleri adım adım anlatmaya çalışıyoruz.
İyi ve kötü kolesterol arasındaki fark
Kan tahlillerinde genellikle LDL ve HDL olmak üzere iki kolesterol türü öne çıkar. LDL, halk arasında kötü kolesterol olarak bilinir; fazlası damar duvarlarında birikerek plak oluşumuna ve zamanla damar daralmasına yol açabilir. HDL ise iyi kolesterol olarak adlandırılır ve fazla kolesterolün damarlardan uzaklaştırılmasına yardım eder. Trigliserit değeri de genellikle aynı tahlilde ölçülür ve özellikle şeker, beyaz un ve alkol tüketimiyle yakından ilişkilidir. Beslenme planı yapılırken bu değerlerin tamamı birlikte değerlendirilir.
Yağları tamamen kesmek yerine doğru seçmek
Kolesterol yüksekliğinde yapılan en yaygın hata, yağı tamamen hayattan çıkarmaya çalışmaktır. Oysa asıl önemli olan yağın türüdür. Tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı, işlenmiş et ürünleri ve tam yağlı peynirlerde bol bulunan doymuş yağlar ile margarin ve bazı paketli ürünlerdeki trans yağlar LDL düzeyini artırabilir. Zeytinyağı, fındık, ceviz, badem ve balıkta bulunan doymamış yağlar ise kalp dostu seçeneklerdir. Yemeklerde tereyağı yerine zeytinyağı kullanmak ve kızartmaları fırın ya da haşlama ile değiştirmek, kolay ama etkili bir başlangıçtır.
Lifin kolesterol üzerindeki sessiz etkisi
Yulaf, arpa, kuru baklagiller, elma ve armut gibi meyvelerde bulunan çözünür lif, bağırsakta kolesterolün emilimini azaltarak kan düzeylerinin düşmesine katkı sağlar. Kahvaltıda yulaf lapası, öğlen mercimek ya da nohut yemeği, ara öğünde kabuğuyla yenen bir elma, gün boyu lif alımını artırmanın pratik bir yoludur. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih etmek ve bulguru pirince yeğlemek de bu dengeye katkıda bulunur.
Yumurta, et ve süt ürünleri konusunda dengeli bakış
Yumurta uzun yıllar kolesterol yüksekliği olanlara yasaklanan bir besin olarak görüldü; ancak bugün pek çok kişi için ölçülü yumurta tüketiminin sorun yaratmadığı bilinmektedir. Kişisel durumunuza göre haftalık miktar birlikte belirlenebilir. Kırmızı eti yağsız parçalardan seçmek ve haftada birkaç kez tavuk, balık ya da baklagil ile değiştirmek, süt ürünlerinde ise yarım yağlı seçeneklere yönelmek dengeyi korur.
Hareket, kilo ve tahlil takibi
Düzenli yürüyüş, HDL kolesterolün artmasına ve trigliseritin düşmesine yardım eder. Fazla kilonun bir kısmının verilmesi bile kan değerlerinde iyileşme sağlayabilir. Beslenme değişikliklerinin etkisini görmek için genellikle birkaç ay sonra tahlilin tekrarlanması önerilir. Hekiminiz ilaç başlamışsa, beslenme düzenlemeleri bu tedavinin yerini almaz; aksine birlikte yürütüldüğünde en iyi sonuç elde edilir.